29 Aralık 2013 Pazar
Nesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Yapılması Gerekenler
Yabani Hayvanların biz insanlarlakontrollü ortak yasam alanlarını paylaşım geleneği çok eskilere dayanmaktadır. Yaklaşık 3 bin yıllık tarihi bir geçmişi olan bu ilişkiyi gerek yabani hayvan barınakları ve gerekse hayvanat bahçelerinin (ZOO) yaptıkları birçok araştırmadan biliyoruz.
Bunlar arasında Cin`deki "intelligentia park i" en tarihi olanı unvanına sahiptir ve bunun dışında eski mısırdaki hayvan barınakları ve Romalılar döneminde "Campagna"lardaki fil yetistiriciligi de bu mana da önemlidir. Ve daha sonralari yeni cagla birlikte bugünkü hayvanat bahcelerinin de temellerini olusturan bir çok yabani hayvan bahcesi ve zoo kuruldu.
Yani yabani hayvan bakimi günümce ait bir oluşum değildir Hatta "homo sapiens" dönemine kadar uzanan bir geçmişten söz etmek bile mümkündür; kal diki evcilleştirilme tarihini de başka türlü izah edemeyiz.
Bugünkü ev hayvanlarının atalarının da yabani hayatta ait oldukları gerçeği kendi basına bizi böyle bir yoruma ***ürür. Eğer biz hayvanat bahcelerini insan - yabani hayvan ilişkileri ikileminde ele alırsak yabani hayvan bakımının 10.000 yıllık bir tarihi geçmişinin olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak günümüz hayvanat bahcelerinin amacı ile "homo sapiens" dönemindeki yabani hayvan bakımının amacı arasında tamamen tersi bir durum vardır. Modern Zoo`larda "homo sapiens" dönemden günüce kadar süregelen insan menseli bu anlamdaki olumsuzlukları tersine çevirme amaçlanmaktadır diyebiliriz. Yani yetiştirme alanında yapılan çalışmalarNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı genetik variabilitenin azami seviyeye çıkarılmasına yönelik çalışmalar ve de her türlüsünden evcilleştirmenin yol açtığı olumsuzlukların giderilmesine yönelik çalışmalar bugünkü modern Zoo`laf için en önemli öncelliktir.
Hayvanat bahceleri (Zoo) dün olduğu gibi bugünde önemlerini korumaktadırlar. Onların yabani hayati anlama/anlatma fonksiyonları ve yabani hayvanları tanıma ve onlarla ilgili insanda oluşmuş önyargıları yok etme eylemliliği çok önemli bir değerdedir.
19 yüzyılda daha çok hayvanlar alemini merak temelinde perspektiflere sahip olan Zoo`lar gecen yüzyıllık süre içerisinde özellikle Hedigerin 1942 yılında biyolojiye kazandırdığı "Hayvanat bahceleri biyolojisi; (Tiergartenbiologie)" kavramı bu konuda radikal görüşler ortaya çıkardı. Özellikle ikinci dünya savasından sonra nesli tükenmekte olan hayvanlar ve hayvanat bahcelerinin görevleri gibi kritik belirlemeler masaya yatırıldı. 1970`in ortalarından itibaren bu konudaki tartışmalar legislativ tarzda ele alınmaya başlandı Ve bunların neticesinde Washington çeşitliliği (hayvan ve bitki türleri) koruma anlaşması (WA) ratikative (vücut bulmak vs.) edildi.
Ve daha sonralari CITES (Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora) olarak değiştirildi ve birçok uluslararası hayvanat bahceleri yöneticisi ve derneklerNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı ve de uzman kurum ve organizasyonların aktif çalışmalarıyla karara bağlanan birçok kararname ve yönetmelikler devletleri bağlayıcı tarzda kanunlaştırıldı ve nihayetinde AB normları bünyesinde birlik üyesi ülkeleri de bağlayıcı kanunlar ve yönetmelikler (EU-Zoorichtlinie). Olarak yasalarda yer aldı.
Tabiî ki bütün bunlara paralel olarak hayvanat bahcelerime amaç ve tüzüklerine anlamına uygun olarak değiştirip kendi birlik ve organizasyonlarını güçlendirdiler. Ve birçok resmi kurum ve kuruluşlarla olan organik bağlarını güçlendirip NGO`larla (Non- Governmental Organization) çok sıkı işbirliklerine girdiler.
Hayvanat bahceleri maceramız yolculuğuna devam ederken doğadaki tür ceşitlliğindeki erimede hızından bir şey kaybetmiyor ve adeta tehlike canlarını çalmaya devam ediyor. Ve sırf emational (duygusal) anlamdaki önlemlerde türlerin çeşitliliğini korumaya yetmiyor. Yapılan birçok tartışmalar daha çok emationel bir muhtevaya sahip ve faktiv (reel) önlemlerden uzak ve antropomorph bir karekter tasimakta. Ve bundan dolayda uygulanabilirlikleri reel olmaktan çok uzak kalıyor.
Burada asil ihtiyaç duyulan daha çok bilimsel araç ve gereç ve de bilgi alışverişini koordine eden daha aktif organizasyonlar ve de kamuoyunu bilgilendiren geniş kapsamlı enformasyon ağları temel ihtiyaç olarak bu günden yarına pratiğe geçmelidir
Ebetteki şimdiye kadar sergilenmiş birçok değerli çabayı görmezlikten gelemeyiz bilakis onların pratik uygula marina kendi penceremizden her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Tabiî ki burada AB hayvanat bahceleri yasalarını (EU- Zoorichtlinie) görmezlikten gelemeyiz bilakis bunlar yabani hayatin en önemli kazanımlarıdır. Burada sorun bunların pratikte işlevsel kılınmasıdır. Ve biliyoruz ki böyle bir durumda vitrin vazifesi gören hiçbir hayvanat bahcesi isletme izni alamayacak sadece yabani hayati kurtarmayı kendilerine amaç edinen Zoo`lar mevcudiyetini koruyacak. Yani tür çeşitliliğinin mazi olduğu gün geldiğinde sadece aşağıdaki 4 temel prensimi kendilerine amaç edinmiş hayvanat bahceleri hayatımızdaki varlıklarını sürdürüyor olacaklar
1. Eğitim: İnsanlar yabani hayvanNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı yabani hayat ve biotope gibi konularda süreklilik arz eden bicimde bilgilendirilmelidir.
2. Dinlenme
3. Tür çeşitliliğini koruma: Nesli tükenmekte olan ya da olma tehlikesi ile karsı olan yabani hayvanları bünyesine almayı temel ilke edinmeli buna uygun bakim sistemlerini oluşturup geliştirmelidir.
4. Araştırma. İn-site anlamdaki projeler araştırılmalı ve de böylesi bilimsel çalışmalar desteklenmelidir. Hayvan bakim koşullarının maksimum seviyede tutulması için aktuel araştırmaların ışığındaki bir sürekliliği içleştirmelidir.
Tabii olarak bu amaçların gerçekleşmesinde küçük hayvanat bahceleri yetmezlikler yasayacaklar ve de yasıyorlar. Bu anlamda tam da bu noktada kendilerini tür çeşitliliğinin korunmasında yetkinNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı sorumlu gören her organizasyon (Mesela: EAZA "European Association of Zoos and **uaria"Nesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı EEP "European Endangered Species Programmes" gibi...) bu anlamdaki çalışmalara aktif destek sunmalıdırlar.
Kaldı ki bu tür organizasyonların sorumlulukları RIO Konventionunda ayni yönde acık seçik tanımlanmış ve bağlayıcılığı vurgulanmıştır. Ebetteki bunlarda yeterli değil. Öyleci hayvanat bahceleri adeta cehre ve çevrelerini radikal anlam da değiştirme sorumluluğu ve de zorunluluğu ile karsı karşıyalar. Yani "sırf koleksiyoncu zihniyet" artik "state of the art" olmaktan çıkmıştır. Belki ziyaretçi çekme amaçlı (ekonomik amaçlı) böyle bir şeyi kendisini halen dayatıyor olabilirNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı fakat bu Zoo`lari canlılar müzesine dönüştürmeyi hakli kılmaz. Yani hayvanat bahcelerine alınacak hayvanlar herşeyden önce Zoolarin ihtiyacından değil yabani hayatin korunmasına yönelik bir amacı önüne koymalıdır. Böylesi bir durumda hangi hayvan türü? Ve neden? alınacak tür nasıl ve nerede bakılacak? Gibi sorular olmaksa olmazından bilimsel olarak cevaplandırılması gereken temel kritikler olmalıdır
Ben burada "statü of THA art" kavramını öneminden dolayı biraz açmak istiyorum. Yani hayvanların konulacağı acık ve kapalı alanların etnolojikNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı çevreyle ilgiliNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı genetikNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı fizyolojik vb. bilimsel değeri olan verilere uygunluğu tartışmaya yer vermeyecek açıklıkta uygun olmalıdır. Günümüzdeki bilimsel değerlerin yol göstericiliğinde yaban hayvanlarının hayvanat bahcelerinde de olsa onların doğal ortamlarına gerek botanik ve gerekse de büyüklük (hacim) anlamında uyumluluk içerisinde olması gerekir. Günümüzde bazı Zoo`larin bu tespitlere uygunluk arz eden mevcudiyetice bu planlama ve tespitlerin uygulanabilirlik derecesini artırmaktadır.
Fakat bu; yabani hayvan bakimi şartlarının sadece "Disney Touch" olacağı anlamına gelmez bilakis yabani yasam ortamının bazı Sünni yapıilanmalarla da giderilebileceği imkânlarda göz ardi edilmeyecektir. Burada temel amaç hayvanların repertoirel davranışlarını yasayabilecekleri doğal yasam ortamlarının maksimum dereceye getirilebilme perspektifinin olmasıdır.
"State of the art" kavramı ayni zamanda klasik anlamdaki Zoo anlayışını da mahkûm etmektedir. Yani Zoo`lar artik bireysel agiere olma durumlarını terk etmeliler. ZoologlarNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı Biyolog lar artik kendilerini enternasyonal işbirliği ve bilgi alışverişi kollektivismusuna entegre etmeliler ve bu anlamda dünya çapında bir perspektifin sahibi olarak hayvan biyolojisi merkezli işbirliklerine hazır olmalılar ve de botanik bahceleriNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı üniversitelerNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı yabani hayati araştıran birimler vs. birçok kurum ve kuruluşla kooparativ çalışmaları önlerine koymalıdırlar. Ve hatta bu anlamda Zoo`lar neden kendi projelerini "in - situ" olarak ele almasınlar
Elbette şimdiden birçok -botanik bahceleri ve hayvanat bahceleri kombinasyonlu- Zoo`lar umut veren basarîli çalışmalar yürütmektedirler. Mesela: Wilhelma in StuttgartNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı Paignton in EnglandNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı Zoo Singapur bunlardan sadece bir kaçıdır. Zoo Zürich deki Masoala eviNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı ya da Tiergarten Schönbrunn deki Regenwald evi Botanik - Zoologie Kombinationunun en verimli yenilikleri olarak görülebile Çünkü bu projelerde arka plandaki en temel amaç hayvan ve bitki ortak yaşamının yabani hayati tanıma ve realize etme yönündedir.
Kaldı ki hayvan bitki koevolutiv kombinasyonunun evolutiv yasamın motoru olduğu gerçekliği de göz önüne alındığında ve de insanların da ziyaretçi statüsünde bu kombinationda yerini aldığıca eklendiğinde bu tür projelerin önem ve ehemmiyetleri kesin kez ortaya çıkacaktır.
Zoo`lar amaçlarına uygun gelişim ve değişimi yasamak zorundalar. Burada New YorkNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı CincinattiNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı VancouverNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı Emmen gibi yerlerde doğa-tarihi müzesi - Zoo kooperasyonları amacına uygun basarîli çalışmalar yürüten hayvanat bahceleri olarak gösterebiliriz. Bunlardan New York takı Bronx Zoo daki Kongobölümü görülmeye değer çok basarîli bir synthese hayat vermiş. Bu kombination`un yarattığı efekt büyük bir çeşitlilik göstermektedir:
Mesela:
BilgiNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı canlı hayvanlarNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı bitkiler ve de exponativ müze kooperatif ahengi insani adeta başka bir âleme ***ürüyor ve insana biotop anlamda dün ve yarınlarda nelerin kaybedildiğini bir film şeridi gibi gözler önüne seriyor. Adeta interaktivitet bir sanat yaratılmış. Ziyaretçiler gördükleri karsısında geleceği kurtarma amaçlı ekonomik destek olma duygusu bile yasıyorlar. Yabani hayati teşvik anlamında ki gerekliliği tüm çıplaklığı ile ziyaretçilere göstermektedir Tabii ki yukarıda anlatmaya çalıştığım bazı doğruya evirilme basarîsi göstermiş projelerinNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı küçük hayvanat bahcelerinin vasıflarını yitirdiği ya da yitireceği seklindeki bir sonuca yorumlanması yerinde bir belirleme olmayacaktır. Çünkü yabani hayati yasamaNesli Tükenmekte Olan Hayvanları Korumak İçin Neler Yapılmalıdır? Nesli Tükenen Canlı yaşatma ve koruma anlamında her türden irili ufaklı yabani hayvan birimleri kendi kaynakları ölçüsünde büyük isler başarabilirler. Benim burada izahatını yapmaya çalıştığım şey amaç ve amaçlara uygunluk prensipleridir.
Bizler hepimiz bu çerçevede sorumluluklar ve zorunluluklar sahibi olma durumundayız.
Mesela nesli tükenmekte olan hayvanları korumaya almak yabani hayvanlar ile ilgili bilgilendirme çalışmaları yapmak ve de onların yasam koşullarını insanlara (ziyaretçi) hissettirmek yapabileceklerimizin en asgarisi olmalıdır.
28 Aralık 2013 Cumartesi
Nesli tükenen deniz canlıları
Dünyamızda her geçen gün bazı canlılar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Nesli tükenmekte olan deniz canlılarını şöyle sıralayabiliriz.
Kısa Gagalı Yunus Balığı: Son 40 yıl içinde türün nüfusu yaşam alanlarının bozulması ve aşırı avlanma nedeniyle hızla azalmaktadır.
Caretta Carettalar: Her geçen gün türleri azalan Caretta Carettalar koruma altına alındı. Sahillerdeki yapılanma ve deniz kirliliği caretta carettaların sonunu getirmektedir.
Akdeniz Foku: Tüm dünyada nesli tükenmek üzere olan Akdeniz fokları Dünya Doğayı Koruma Birliği tarafından koruma altına alınan 12 canlı türünden biridir.
Nesli Tükenmekte Olan Pandalar
Çin'in pandaları dünyada en çok soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvan türlerinden birisidir.
Çin’de yaşayan pandaların sayıları bugün sadece 1600 civarındadır. Çin’deki bambu ormanlarının giderek yok olması, pandaların hayatını da tehdit etmektedir. Özellikle Çin hükümetinden yardım çağrısı alan WWF, 1980 yılından bu yana pandaların korunması için önemli çalışmalara imza atıyor. Pandalar bugüne kadar 50 doğal rezerv kurularak korumaya alınmıştır. Çin dağlarında dünyadaki dev pandaların üçte birini barındıran panda sığınağı Birleşmiş Milletler’ in kültürel konularla ilgili örgütü UNESCO tarafından tıpkı piramitler ya da Çin Seddi gibi Dünya Mirası Alanları listesine alındı. Çin'deki Şiçuan eyaletinde dağlık arazide, 9 bin kilometre kareyi aşkın bir alan üzerinde kurulu panda sığınağı artık kazandığı yeni statü sayesinde uluslararası yardıma da hak kazanmış oluyor.
Pandalar Hakkında Bilgi
Ayıgiller familyasından, beyaz postu üzerinde bölge bölge siyah büyük benekleri olan, iri, tembel, nesli tehlikede olan bir ayı türü. sırf bambu ile beslendiğine dikkati çekmek için Bambu ayısı da denilir.
pandalar siyah beyaz çok özel bir posta sahiptirler. Yetişkin pandalar yaklaşık 1,5 m uzunluğundadır. Erkek pandalar 115 kg ağırlığına ulaşabilirler. Dişi pandalar genellikle erkek pandalardan daha küçük olup, arada sırada 100 kg'a ulaştıkları olur. Dev pandalar Sichuan, Gansu, Shaanxi ve Tibet gibi dağlık bölgelerde yaşarlar. Çin Ejderhaları, Çin’in tarihsel bir sembolüyken, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dev pandalar da Çin’in resmi olmayan ulusal bir sembolü olmuşlardır.
Penguenler
Penguen, Spheniscidae familyasını oluşturan, uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşlarıdır. Güney Kutbu,Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Amerika, Güney Afrika ve hatta Galapagos kıyılarında yaşarlar. Kuzey Kutbunda bulunmazlar. Büyüklük bakımından 30 - 105 cm. arasında değişik 17 kadar türü bilinmektedir. En irileri olan İmparator penguen 45 kg. ağırlığa ulaşır. Sıcak bölgelere doğru gidildikçe boyları küçülür. Denizlerdeki kabuklular, balık ve mürekkepbalıkları ile beslenirler. Tüyleri kuş tüylerine hiç benzemez. Sırtları siyah veya gri, karın kısımları beyaz ince ve pulsu tüylerle örtülüdür. Türler birbirinden, başlarındaki renkli tüyleriyle ayrılır. Kuyrukları kısa ve ayakları vücutlarının gerisinde olduğundan rahatlıkla dimdik ayakta durabilirler. Denizde, saatte 10 deniz mili hızla yüzebilirler. Hatta gerektiğinde bu hızlarını iki katına çıkarabilirler.
Çin pandaların soyunun giderek azaldığını gördükçe endişelenirken, şimdi de imparator penguenleri sorunu ortaya çıktı. Tasmanya'nın güneyinde Antarktik kıyısında yaşayan imparator penguenleri büyük bir hızla azalıyor. Bölgedeki buzlar eridikçe hayvanların sayısı da düşüyor. Penguenlerin sayısı son 50 yılda 3 bine kadar düştü. En büyük ölüm oranına 1976-1980 arasında denizde buzların azalması sırasında rastlandı.
26 Aralık 2013 Perşembe
Nesli Tükenmekte Olan Canlılar İçin Neler Yapabiliriz
Nesli tükenmekte olan hayvanları
İster küçük olsun ister büyük olsun her hayvanat
Burada kendisine ekolojik-sistem temelinde stratejiler oluşturmuş olan WAZA - (World Association of Zoos and Aquariums - Conservation) yabani hayvanlarla uğrasan her birimin kendine
Yabani hayvanlar daha çok vahşi ormanlarda
Ayrıca penguenlerin soyunun tükenmesi ile ilgili aşağıdaki bilgiler var.
Penguenler
Çin pandaların soyunun giderek azaldığını gördükçe endişelenirken
şimdi de imparator penguenleri sorunu ortaya çıktı. Tasmanya'nın 23 Aralık 2013 Pazartesi
WWF nesli tükenen hayvanlar için kısa film yayınladı
World Wildlife Fund’un (Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) Türkiye kolu olan WWF TR, Türkiye’deki nesli tükenen 134 hayvan türü için kısa film yayınladı. WWF Türkiye’nin SMS kampanyasına paralel olarak yayınlanan reklam filmi, Leo Burnett İstanbul tarafından hazırlandı.
AB’de çoğunluk, arı katili pestisitlere ‘Hayır’ dedi
Brüksel– Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı ve arılara zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanan üç pestisit tipinin geçici olarak yasaklanmasını talep eden önergeye AB ülkelerinin çoğundan destek geldi. Yasaklanan pestisitler Syngenta tarafından üretilen Thiamethoxam ve Bayer tarafından üretilen İmidacloprid ve Clothianidin olarak belirlendi.
Greenpeace AB Tarım Politikası Direktörü Marco Contiero gelişmeyi şöyle değerlendiriyor: “Yapılan oylama ile bilimsel, politik ve toplumsal çevrelerin de bu yasağı ne kadar kuvvetle desteklediğini gördük. Yasağa karşı çıkan ülkeler amaçlarına ulaşamadı. Avrupa’da gıda üretiminin ve ekosistemin korunması için Komisyon’un acilen bu kimyasalların kullanımını durdurması gerekiyor. Bu konuda yaşanacak en küçük gecikme Bayer ve Syngenta’nın lobi gücüne boyun eğmek anlamına gelir.”
Üç kimyasalın tamamı, filizlenme öncesinde toprağa karıştırmak veya bitkilere sıkmak yöntemiyle tohumlara uygulanan neonicotinoid’ler olarak biliniyor.
Komisyon’un önergesi bu yılın ilk aylarında yayınlanan bazı bilimsel raporlara dayanıyor. Raporlara göre, Avrupa Gıda Güvenliği Kurulu da bu üç neonicotinoid tipinin bal arıları açısından “yüksek akut risk” taşıdığını belirtiyor[1]. Geniş kapsamlı yapılan bilimsel araştırmalar, neonicotinoidlerin düşük dozda kullanıldıklarında bile arılara nörolojik ve fizyolojik zarar verdiğini, beslenme düzenlerini ve bağışıklık sistemlerini etkilediğini gösteriyor[2]. Ayrıca, Avrupa Çevre Ajansı bu pestisitlere engel olunmazsa meydana gelecek sonuçlara dair uyarıda bulunan bir rapor sundu[3].
Greenpeace yetkilileri, bu tür pestisitlerin zehirli olduğuna dair bilimsel delillere rağmen, Syngenta ve Bayer gibi şirketler yasağı ertelemek için yoğun lobi ve halka ilişkiler kampanyaları yürüttüklerini[4] söyledi. Bu şirketlerin ürettiği diğer pestisitler de arılar ve başka polen taşıyıcılarına ciddi tehdit teşkil ediyor. Greenpeace’in "Arılar Azalmadan" isimli raporu Syngenta, Bayer, BASF ve diğer şirketlerin ürettiği, dördü neonicotinoid olmayan, yedi adet arı zehirleyen pestisit tanımladı[5]. Bu pestisitleri yasaklamak Greenpeace’in Avrupa’da endüstriyel tarımdan uzaklaşmak amaçlı kampanyası için önemli bir ilk adım.
İtalya’da, Fransa’da, Almanya’da ve Slovenya’da neonicotinoidler için kısmi yasak uygulanmakta. Şu ana dek bu uygulamanın tarımsal üretim üzerinde belirgin olumsuz bir etkisi tespit edilmedi.
Greenpeace Avrupa Arı Kampanya Koordinatörü Matthias Wüthrich arıların azalmasını, endüstiriyel tarım modelinin başarısızlığının en açık örneği olan değerlendirdi ve, “Bu model çevreyi kirletiyor ve çiftçilerin en zeki doğal müttefiği olan polen taşıyıcılarını öldürüyor. Siyasi liderlerin Avrupa fonlarını kimyasal tarımdan ekolojik tarım modellerine çevirmeleri lazım,” dedi
Kuzey Kutbu için 15 bin kişi pedal çevirdi
Bu Pazar muhteşemdi! Çünkü dünyanın 36 ülkesinde 106 kentte yaklaşık yaklaşık 15.000 kişi Kuzey Kutbu için pedala bastı.
Türkiye’de 4 noktada 400 kişi toplandık: İstanbul, Mersin, Eskişehir ve Yalova’da bir araya geldik ve bisikletlerimize atladığımız gibi yola çıktık. Şansımıza hava da çok güzeldi.
Bu etkinliği 15 Eylül’de düzenlememizin bir nedeni var. O gün, Kuzey Buz Denizi’nde yıllık minimum buz seviyesi ölçülüyor ve gerçek şu: son 30 yılda Kuzey Kutbu’ndaki buzulların %75’i yok oldu.
Petrolcüleri Kuzey Kutbu’ndan uzak tutmak neden bu kadar önemli?
Kuzey Kutbu’ndaki buzullar küresel iklimi dengede tutmakta hayatî önem taşıyor. Fakat buzullar rekor hızla erirken, Shell gibi petrol şirketleri bunu bir uyarı yerine kazanç fırsatı olarak görüyor. Kuzey Kutbu’nun eriyen alanlarında petrol arama faaliyetleri için milyarlarca dolar harcayan Shell, geçtiğimiz yıl o kadar kritik hatalar ve büyük kazalar yaptı ki! Mesela dev petrol platformu kontrolden çıkıp karaya oturdu. Kurtarma çalışmaları günlerce sürdü. Buna rağmen bu sakar şirket arama çalışmalarından vazgeçmiş değil.Kuzey Buz Denizi’nde petrol aranmasına karşı başlattığımız kampanyaya bugüne dek 4 milyona yakın insan imzalarıyla destek verdi.
Kutup Bisikletine katılanlar ne diyor?
Etkinliğe katılan herkesin farklı düşünceleri olsa da Kutup Bisikleti’ne katılma sebepleri ortaktı: Kuzey Kutbu’nu kurtarmak!
Cemal – 19 – İstanbul – Bisikleti ve Kuzey Kutbu’nu seviyorum. Onun için buradayım.
Emine – 23 – İstanbul - Kutuplarda yaşanan soruna dikkat çekip, Shell’i durdurmak için buradayım.
Kenan – 47 – İstanbul – Yaşayan herkesin hakkına saygı duymalıyız. Yardımlaşmadan adalet sağlanmaz.
Gökhan – 51 – İstanbul – Greenpeace’e destek vermek ayrıca bisiklet yollarının yaygınlaşması için buradayım.
İdil – 18 – İstanbul – Farkındalık yaratmak için buradayım.
Serghei – 10 – Mersin – Ayıları korumak için buradayım.
Şahin – 41 – Mersin – Bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak ve küresel ısınmaya dikkat çekmek için.
Beril – 18 – Mersin – Kutuplara zarar verilmemesi için buradayım.
Yiğit – 9 – Eskişehir – Kutup ayılarını çok sevdiğim için geldim.
Yağmur -21 - Eskişehir - Shell'e dur demek için buradayım.
Metin – 18 – Yalova - Greenpeace’e destek vermek ve Kuzey Kutbu’nu kurtarmak için buradayım.
Levent – 42 – Yalova – Temiz bir çevre için bisiklet çok önemli. Bu konuya dikkat çekmek için buradayım.
Harekete geç
Kuzey Kutbu geleceğimiz için hayati önem taşıyor. Bu narin coğrafyayı korunmuş alan ilan etmek için çok fazla insanın desteğine ihtiyacımız var. Eğer henüz katılmadıysan kampanyaya buradan bir imzayla destek olabilirsin.
21 Aralık 2013 Cumartesi
Greenpeace eylemcisi Colin Russell da sonunda serbest
Kuzey Buz Denizi’ndeki tehlikeli petrol aramalarını barışçıl bir şekilde protesto etmelerinin ardından gözaltına alınan 30 Greenpeace üyesinden Avusturalyalı Colin Russell için de kefaletle serbest bırakılarak tutuksuz yargılanma kararı çıktı. Russell, tutuklu olarak 71 gün geçirdi ve tutukevinde kalan son kişiydi.
Geçtiğimiz hafta görülen davalarda, aralarında Gizem Akhan’ın da bulunduğu diğer 29 kişi için tutuksuz yargılanma kararı çıkarken, Russell’ın tutukluluk süresinin 3 ay daha uzatılmasına karar verilmişti. Greenpeace’in itirazı üzerine bugün görülen davada, Colin Russel’ın da tutuksuz yargılanmasına karar verildi.
Diğer 29 kişi gibi Colin Russell da, 2 milyon ruble (yaklaşık 120 bin TL) tutarındaki kefalet ücretinin yatırılmasının ardından serbest bırakılacak. Greenpeace kefaleti bugün ödeyecek ve Colin Russell’ın hafta sonunda önce çıkması için yasal işlemlerin takibini yapacak.
“Sevinçliyiz ama kutlama yapmıyoruz”
Bugün kızları Madeline ile birlikte Rusya’ya giden Colin'in eşi Christine, “Bu harika bir haber. Kızımızla birlikte çok yakında ona sarılabileceğimiz için çok mutluyum. Çok zor geçen bu dönemde destek olan herkese çok teşekkür ediyorum. Ancak tabii ki, yargılama süreci devam ettiği için, Colin ve diğer 29 kişi hakkındaki dava düşüp bu barışçıl insanlar evlerine dönene kadar gerçek bir kutlama yapmak zor. Umarım, yılbaşını kızım ve eşimle birlikte evimizde kutlayabiliriz” dedi.
Greenpeace Uluslararası Kutup Kampanyası Sorumlusu Ben Ayliffe, “28 Greenpeace aktivisti ve 2 serbest gazeteci sonunda tutukluluktan kurtuldu ama henüz dava bitmedi. Hala bu 30 barışçıl insan işlemedikleri bir suçtan yargılanıyor. Onların tek amacı hepimiz adına barışçıl bir protestoda yer almak, Kuzey Buz Denizi’nde petrol aramalarının tehlikelerine ve iklim değişikliği tehdidine dikkat çekmekti. Bu insanları holiganlıkla suçlamak hiçbir mantığa sığmıyor. Tüm suçlamalar düşene ve arkadaşlarımız evlerine dönene kadar bu kararlara gerçekten sevinmemiz zor” dedi.
Holiganlık suçlaması devam ediyor
30 kişi hakkında daha önce yöneltilen korsanlık suçlaması henüz bazı formaliteler nedeniyle kaldırılmamış olsa da, geçtiğimiz hafta bu suçlamanın kaldırılacağı kesinlik kazandı. Ancak holiganlık suçlaması devam ediyor ve Rusya hukukunda bu 7 yıla kadar hapis cezası getirebiliyor. Rus vatandaşı olmayan aktivistlerin, soruşturma devam ederken evlerine dönüp dönemeyecekleri de henüz netlik kazanmadı.
Kuzey Kutbu ve 30 Greenpeace eylemcisi için mücadeleye devam!
Petrol şirketlerinin Kuzey Kutbu'nda petrol sondajı yapmasına engel olmak isterken tutuklanan Greenpeace eylemcileri için süreç devam ediyor. Sen de bugün onlara destek ol.
Nesli Tükenme Sınırında Olan 10 Hayvan
Time dergisi, bu haftaki sayısında küresel ısınma yüzünden nesli tükenme sınırına yaklaşan hayvanlara yer verdi. Özellikle Madagaskar'da yaşayan canlı türlerinin yüzde 80'inin yok olma tehlikesi yaşadığına dikkat çeken dergi, küresel ısınmanın yanı sıra kaçak avlanmanın da birçok cinsi tehdit ettiğine ve eğer önlem alınmazsa hayvan türlerinin yüzde 30'unun yok olacağına dikkat çekti. İşte nesli tükenme sınırında olan 10 hayvan:
Javan Gergedanı
Hayatta kalanların sayısı: 60'dan az
Doğal ortamı: Endonezya ve Vietnam
Durumu: Bu gergedanlar, belki de dünyanın en nadir bulunan memelileridir. Kaçak avcılar boynuzuna değer verirken, müteahhitler ise gergedanların yaşadığı ormanları yok ediyorlar. Her ikisi de türler için ölüm hükmünü veriyor.
Vaquita (Meksika Yunusu)
Hayatta kalanların sayısı: 200 ile 300 arası
Doğal ortamı: California Körfezi
Durumu: Dünyada nadir görülen memeli deniz hayvanlarından biri olan Meksika yunusunun nesli sınırlı alanda bulunması ve balıkçı ağlarına çok kolay takılmaları nedeniyle tükeniyor.
Siyah Ayaklı Dağ Gelinciği
Hayatta kalanların sayısı: Yaklaşık 1000 tane
Doğal ortamı: Kuzey Amerika
Durumu: Kıtanın tek yerli gelincikleri ve nesli tükenmekte olan memelilerden biridir. 1986 yılında, yalnızca 18 dağ gelinciği kalmışken, şimdi soyu tekrar geri kazanılmaya çalışılıyor.
Pigme Borneo Fili
Hayatta kalanların sayısı: Yaklaşık bin 500
Doğal ortamı: Kuzey Borneo
Durumu: Asya fillerinden yaklaşık 50 cm daha kısa olan fil, aynı zamanda daha uysal. Palmiye ekimi fillerin otlaklarını azaltıyor, bu nedenle fillerin yaşama alanları daralıyor.
Cross River Gorili
Hayatta kalanların sayısı: 300'den daha az
Doğal ortamı: Nijerya ve Kamerun
Durumu: 1980'lerde soyu tükenme tehlikesiyle karşılaştığı düşünülen gorilin soyu şimdilik yok olmaya karşı direniyor. Bol eti nedeniyle avlanan ve geliştirme için toplanan gorillerin soyu yakında tükenecek.
Sumatra Kaplanı
Hayatta kalanların sayısı: 600'den daha az
Doğal ortamı: Endonezya'daki Sumatra adası
Durumu: Kaplanın milyonlarca yıldır sadece Sumatra adasında yaşaması, insanoğlundan kaçmasını zorlaştırıyor. Hayatta kalanların çoğu koruma altına alındı, ancak yaklaşık 100 tanesi doğal ortamında yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Altın Başlı Langur
Hayatta kalanların sayısı: 70'den daha az
Doğal ortamı: Vietnam
Durumu: 10 yıldır koruma altında olan bu langurlar bir türlü çoğalamıyor. Halen soyları ciddi tehdit altında olan langurların sayısı, on yılda ilk kez 2003 yılında artmıştı.
Büyük Panda
Hayatta kalanların sayısı: 2000'den daha az
Doğal ortamı: Çin, Burma ve Vietnam
Durumu: Doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve parçalanması pandaların türünün yok olmasına neden oluyor. Kapalı alanlarda üretilmeleri ve türünün korunmasıyla neslinin zar zor hayatta kalmasına yardımcı oluyor.
Kutup ayısı
Hayatta kalanların sayısı: 25 binden daha az
Doğal ortamı: Kutup dolayları
Durumu: İnsanoğlunun gelişimi ve izinsiz avlanma kutup ayılarının yaşamını tehdit ediyor, ancak iklim değişikliği ve buzların erimesi nedeniyle kutup ayıları da nesli tükenen hayvanlar listesine dahil oldu.
Dev Mekong Yayın Balığı
Hayatta kalanların sayısı: Yüzler
Doğal ortamı: Güneydoğu Asya'nın Mekong bölgesi
Durumu: Çok büyük olması (yaklaşık 293 kg) nedeniyle oldukça değerli olan yayın balığı, şu anda Tayland, Laos ve Kamboçya'da koruma altına alındı. Ancak kaçak avlanma halen devam ediyor.
Javan Gergedanı
Hayatta kalanların sayısı: 60'dan az
Doğal ortamı: Endonezya ve Vietnam
Durumu: Bu gergedanlar, belki de dünyanın en nadir bulunan memelileridir. Kaçak avcılar boynuzuna değer verirken, müteahhitler ise gergedanların yaşadığı ormanları yok ediyorlar. Her ikisi de türler için ölüm hükmünü veriyor.
Vaquita (Meksika Yunusu)
Hayatta kalanların sayısı: 200 ile 300 arası
Doğal ortamı: California Körfezi
Durumu: Dünyada nadir görülen memeli deniz hayvanlarından biri olan Meksika yunusunun nesli sınırlı alanda bulunması ve balıkçı ağlarına çok kolay takılmaları nedeniyle tükeniyor.
Siyah Ayaklı Dağ Gelinciği
Hayatta kalanların sayısı: Yaklaşık 1000 tane
Doğal ortamı: Kuzey Amerika
Durumu: Kıtanın tek yerli gelincikleri ve nesli tükenmekte olan memelilerden biridir. 1986 yılında, yalnızca 18 dağ gelinciği kalmışken, şimdi soyu tekrar geri kazanılmaya çalışılıyor.
Pigme Borneo Fili
Hayatta kalanların sayısı: Yaklaşık bin 500
Doğal ortamı: Kuzey Borneo
Durumu: Asya fillerinden yaklaşık 50 cm daha kısa olan fil, aynı zamanda daha uysal. Palmiye ekimi fillerin otlaklarını azaltıyor, bu nedenle fillerin yaşama alanları daralıyor.
Cross River Gorili
Hayatta kalanların sayısı: 300'den daha az
Doğal ortamı: Nijerya ve Kamerun
Durumu: 1980'lerde soyu tükenme tehlikesiyle karşılaştığı düşünülen gorilin soyu şimdilik yok olmaya karşı direniyor. Bol eti nedeniyle avlanan ve geliştirme için toplanan gorillerin soyu yakında tükenecek.
Sumatra Kaplanı
Hayatta kalanların sayısı: 600'den daha az
Doğal ortamı: Endonezya'daki Sumatra adası
Durumu: Kaplanın milyonlarca yıldır sadece Sumatra adasında yaşaması, insanoğlundan kaçmasını zorlaştırıyor. Hayatta kalanların çoğu koruma altına alındı, ancak yaklaşık 100 tanesi doğal ortamında yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Altın Başlı Langur
Hayatta kalanların sayısı: 70'den daha az
Doğal ortamı: Vietnam
Durumu: 10 yıldır koruma altında olan bu langurlar bir türlü çoğalamıyor. Halen soyları ciddi tehdit altında olan langurların sayısı, on yılda ilk kez 2003 yılında artmıştı.
Büyük Panda
Hayatta kalanların sayısı: 2000'den daha az
Doğal ortamı: Çin, Burma ve Vietnam
Durumu: Doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve parçalanması pandaların türünün yok olmasına neden oluyor. Kapalı alanlarda üretilmeleri ve türünün korunmasıyla neslinin zar zor hayatta kalmasına yardımcı oluyor.
Kutup ayısı
Hayatta kalanların sayısı: 25 binden daha az
Doğal ortamı: Kutup dolayları
Durumu: İnsanoğlunun gelişimi ve izinsiz avlanma kutup ayılarının yaşamını tehdit ediyor, ancak iklim değişikliği ve buzların erimesi nedeniyle kutup ayıları da nesli tükenen hayvanlar listesine dahil oldu.
Dev Mekong Yayın Balığı
Hayatta kalanların sayısı: Yüzler
Doğal ortamı: Güneydoğu Asya'nın Mekong bölgesi
Durumu: Çok büyük olması (yaklaşık 293 kg) nedeniyle oldukça değerli olan yayın balığı, şu anda Tayland, Laos ve Kamboçya'da koruma altına alındı. Ancak kaçak avlanma halen devam ediyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
